31 Ocak 2013 Perşembe

"Sessiz olmak" hic bu kadar eglenceli olmamisti.

     Tam tamina 7,5 aydir bebegim icin uyguladigim ve her gecen gun gelistirdigim " sessiz olma teknikleri"ni paylasmak istedim,eger bebeginizi benim gibi huzurlu,sessiz,mutlu bir uykuya alistirmak istiyorsaniz belki sizinde isinize yarayacak maddeler olacaktir...ya da uyguladiginiz :) bu maddeleri zaruret olarak gormekten vazgecmeniz icin parantez iclerini dikkatlice okuyunuz.
    Goreceksiniz ki "Sessiz olmak" hic bu kadar eglenceli olmamistir.
 
    Ayrica;
    Uyurken huzuru hakeden kisi bir bebek degil de ; iki bebek :) siz,esiniz,ya da anne-babaniz olabilir elbette...

-En onemlisi dis sessizlik guvenligidir.
Hem apartman dis girisi,hem de ic giris olmak
uzere iki adet "lutfen zile basmayiniz" yazili minik post-it yapistirmak.
(Komsulariniz ya da sucunuz bu kurala harfiyen uyacaktir,ancak dikkat edilmesi gereken tek kural cep telefonunuz her daim yaninizda olmalidir ! Cep ten caldiririm taktigi ! )

-Ev icinde ses cikartan elektronik esyalarin mute pozisyonuna alinmasi,alarm,ev telefonu,cep telefonu.
(Burada uyulmasi gereken kural,kullaniminiz yogun ise bu esyalarin seslerini tekrar geri acmayi unutmayiniz)

-Bebeginizi uyuduktan sonra yalniz birakma calismasinda, ayaginizdan indirme (benim icin gecerli) sirasinda olusabilecek sarsintilari pışşş pışşş pışşş sesiyle egale etmek sart !

-Yataginizda uyutuyorsaniz ; yataktan kalkisinizi hesap edip kolay yoldan sessizce yatagi gicirdatmadan kalkmaniz icin once ayaginizi yere tam basip,kalcanizi elinizden aldiginiz guc le havaya kaldirip,ayaga kalkin. Abdominal kaslariniz,triseps,biseps leriniz cok iyi calisacak ve karin kaslarinizin da yandigini hissedeceksiniz. (Matrix position)

-Evinizin yerleri tamamen parke ise problem buyuk demektir.Genellikle bu evlerde yasayan ebeveynler "gunduz otmeyen,gece susmayan parke"sendromuna kolay kapilirlar.Bu hastaliktan kolay kurtulmaniz icin parkeleri test etmeniz sart,her yer esit duzeyde otmez,otmeyen yerleri bulup "cizgilere basmadan yurumeye calisan insanlardan"olabilirsiniz.
(Ayak kaslarinizin yandigini hissettiginiz anda o pozisyonda 5sn.bekleyin,zamanla kaslarinizin guclenecegini,kus gibi hafif olacaginizi goruceksiniz)

-Parkeli evlerde , bebek uyurken yalin ayak gezmek hatadir.Ciplak ayaklarimiz hafif nemli olacagindan parkeye yapisma sesi cikacaktir.Corap giymeyi deneyin.
(Ayaklarinizi yere surumeden yurumeniz gerekiyor,coraplarinizin topuk kisimlari erken agarabilir ya da cikan ses dis gicirdatabilir)

-Evinizi toplamaya calismayin "birakin daginik kalsin".
(Extra yorgunlugunuz olmayacaktir)

-Bebeginizin ses cikartan oyuncaklari ortalikta unutulduysa "birakin daginik kalsin" felsefemiz burada da gecerlidir . Mazallah kaldirmanin bedeli daha agir olabilir.

-Bebeginiz uyuduktan sonra cips,cikolata,cornflarkes, vb.atistirmaliklarinizi erteleyin ya da o uyumadan tabaklarinizi hazirlayin ya da yemeyin.
(Doymamis yag orani yuksek ve kalorili yiyecekler zaten sagliga zararlidir)

-Bebeginizin yattigi odadaki banyo nun kapisini mutlaka kapatin,ust katlardaki komsularinizin dus vb.su sesleri borularda felaket gurultu cikartarak inebilir.(Bizim ev icin gecerlidir)

-Cekirdek,antep fistigi vb.kuruyemisleri lutfen tuketmeyiniz.
(Dislerinize zarar verebilirler)

-Bebeginizin sevdigi ev esyalarinin seslerini hesaba katmayi unutmayin,uykuya tam dalmadiysa kesinlikle duyunca gozlerini acacaktir.Kullanim esnasinda dikkatli olunuz.
Su sebilinden su almak hic bu kadar zor olmamisti.
(Geceleri cok su icmek mide bulantisi,sik idrara cikma gibi zorluklari beraberinde getirecektir)

-Perdeleriniz katlamali duzenek ise,o boncuklu iplerini kullanirken futursuzca hizli hareketlerden kacininiz.
(Boylece yavas hareketlerle kullandiginiz icin uzun sureli kirmadan,bozmadan kullanim kacinilmaz olacaktir)

-Evde calisan yardimcinizin,bebeginiz uyumadigi zamanlarda olabilecek en sesli isleri halletmesini saglayin ; elektirikli supurge,buharli utu,mutfak isleri...Camasir asma,katlama,nevresim degistirme gibi soft isleri bebeginiz uyudugunda planlayiniz.
(Boylece yardimciniza da dinlenerek,acele etmeden is yaptirma imkani saglayarak,is gucunde zaafiyet ile karsilasmayacaksiniz)

-Ev ahalisinde Horlama sorunu olan var ise derhal doktora...
(Yillardir ertelediginiz bu saglik sorununuzu nihayet sonlandirabilirsiniz)

-Gece saatlerinde banyo yapmaktan vazgeciniz
(Zira gec saatte banyo yaptiginizda,vucudunuz nemli kalacagindan,hareketsiz bir kac saat gecireceginiz icin vucut isisinda dusus yasarsiniz,bu da tutulmalara sebebiyet verebilir)

-Elektirikli panjurlar ve balkon demirleri her zaman gurultunun ilk adresi olurlar.
(Cok gec olmadan kapatiniz,kilitleyiniz;ev guvenligini erkenden saglama almis olursunuz)

-Telefon ile konusurken ses tonunuzun ayarini mutlaka bos bir ortamda deneyiniz.Beceremiyorsaniz teknolojinin getirdigi yeniliklerden faydalaniniz(bknz:Sms,watsapp,Bbm,imessage)
(Ses tellerinizin de dinlenmeye ihtiyaci olacaktir)

-Ev ici isiklarinizi hafif kismanin vakti coktaan geldi,bebeginizin odasina yansima yapabilecek,koridor yer isiklari,gece lambalari vb.aydinlatma gereclerinizi kapatabilirsiniz.
(Elektirikten tasarruf yapmanizin yanisira,butun gun yorulan gozlerinizi dinlendirme firsati saglayacaksiniz)

-Sifonlarinizi kullanmayin !! dersem yuh diyebilirsiniz :))) ve demiyorum tabikidee o kadar da degil :))

Saygilarimla...

23 Ocak 2013 Çarşamba

Bebeklerde Ek gida'ya ek bilgiler

.Ne zaman başlamalı?

Bebeğiniz dört aylık olana dek diyetini anne sütü ve/veya hazır mama oluşturmaktadır (Çocuk hekiminiz buna, vitaminler ve demir ekleyebilir). Dört ile altıncı aylar arasında katı gıdalar eklemeye başlayabilirsiniz. Bazı bebekler üç aylıkken katı gıdalar almaya hazır duruma gelmesine karşın dil atma refleksi genellikle dördüncü aydan itibaren kaybolmaya başlar. Aslında emme işlevinde önemli bir rolü olan bu refleks yüzünden bebek, ağzına sokulan her şeyi; kaşığı, yiyecekleri diliyle iter. Dördüncü aydan itibaren bebeğinizin enerji gereksinimi artacaktır. Bebeğinize ek kalori sağlayacağından dördüncü ve altıncı aylar arasında katı gıdalara başlamak idealdir.
Katı gıdaları vermeye başlarken gün içinde siz ve bebeğiniz için en uygun beslenme zamanını saptayın. Bu günün herhangi bir saati olabilir. Sizin en rahat olacağınız dikkatinizi dağıtacak başka işlerinizin olmadığı bir zamanı tercih etmeniz doğaldır. Sonraları, büyüdükçe sizlerle birlikte sofraya oturmak isteyeceğini unutmayın. Yedirirken başını çevirir veya ağlarsa onu zorlamayın. Katı gıdalara her ikinizin de zevk alacağı, hoşnut kalacağı bir dönemde başlamanız, herhangi belirli bir zamanda başlamaktan çok daha önemlidir. İstemiyorsa zorlamayın, emzirmeye ve ya biberonla beslemeye bir-iki hafta daha devam ettikten, sonra tekrar deneyin.

Nasıl Başlamalı ?


Boğazına kaçma riskini en aza indirgemek için bebeğinizin oturur pozisyonda (kucağınızda veya mama sandalyesinde) olmasına dikkat edin. Katı gıdaları kaşıkla verin. Bazı anne-babalar bunları biberonla vermeye çalışırlar. Bu yöntem bebeğin nefes borusuna yiyecek kaçma riski açısından sakıncalıdır. Ayrıca her öğünde aldığı besin miktarını aşırı bir şekilde artırabileceğinden aşırı kilo alımına neden olur. Bebeğinizin oturarak yeme işlevine -kaşıktan azar azar alarak, yudumlar arasında dinlenerek ve doyduğunda durmayı öğrenerek- alışması gereklidir. Tüm yaşamı boyunca onun sağlığını etkileyecek olan doğru yeme alışkanlıklarının temeli bu dönemde atılmaktadır.
Bebek kaşıkları bile bu dönemdeki bebekler için fazla geniş olabilir. Bu yüzden en iyisi küçük çay kaşıklarından kullanmaktır. Yarım çay kaşığı (tatlı kaşığının çeyreği) veya daha az miktarlarla başlayın ve beslenme boyunca onunla konuşurak yardımcı olun ("mmm, bak ne kadar güzel…"). Büyük bir olasılıkla, başlangıçta şaşıracak ne yapacağını bilemeyecektir. Aşağılanmış veya kafası karışmış gibi görünebilir, burun kıvırıp, lokmasını ağzında geveleyebilir veya tümüyle reddedebilir. Bu tepkiyi anlamak zor değildir. Eskiden yedikleri ile şimdiki yediklerinin arasındaki farkı gözönünde bulundurursanız onu daha iyi anlarsınız.
Katı gıdalara geçiş dönemini kolaylaştırmak için şu yöntemi deneyebilirsiniz: Önce bebeğinize biraz süt (meme veya hazır mama) verdikten sonra az bir miktarda katı gıdayı yarım çay kaşıklık yudumlarda verin ve öğününü yine süt ile bitirin. Bu yöntem çok acıktığı zamanlarda düş kırıklığına uğramasını önleyebildiği gibi, kaşıkla beslenme deneyimini meme emmenin verdiği hazla bağdaştırmasına yardımcı olacaktır.
Ne yaparsanız yapın, katı gıdalarla beslenmeye başladığınızda yiyeceklerin çoğunu geri çıkaracak, bir kısmı yüzüne bir kısmı önlüğüne bulaşacaktır. Bu nedenle katı gıdaları yutmayı becerene kadar ona bir iki çay kaşığı vermekle yetinin beslenme öğünlerini çok yavaş arttırın.

Neyle başlamalı?


Birçok bebeğin tanıştığı ilk katı gıda, pirinç maması (pirinç püresi)dır. Bunu yulaf ezmesi ve arpa maması izler. Çok küçük bebeklerde allerjik reaksiyonlara yol açabildiklerinden buğday ve diğer tahıl ürünlerini daha sonra vermek uygundur. Küçük kavanozlarda açılıp yemeye hazır olanlardan kullanabilir veya paketlerde kurutulmuş bir şekilde satılan tahıl ürünlerine (cereal) hazır mama, anne sütü veya su ekleyebilirsiniz. Hazır ürünlerinin kullanımı daha kolaydır. Buna karşılık, kuru tahıl ürünlerinin hem demir içeriği daha fazladır ve hemde kıvamını bebeğinize uygun ayarlama olanağınız vardır. Özellikle bebekler için üretilmiş ürünlerden satın alırsanız, bebeğinizin besin gereksinimlerinin karşılandığından daha emin olursunuz.
Bebeğiniz tahıl ürünlerini kabul ettikten sonra yavaş yavaş diğer katı gıdalarla da tanışmaya başlayabilir. Uygulayabileceğiniz sıralardan birisi:

* Süzgeçten geçirilmiş sebzeler; kabak, havuç gibi turuncu renkli sebzelerle başlayın (birçok bebek için altı aydan önce hazmı zor olduğundan mısır daha sonraları verilmelidir.
* Meyveler; elma, armut
* Et; tavuk, dana, hindi, koyun (alerji riski daha yüksek olduğundan deniz ürünlerine daha sonra başlanılmalıdır).

Yeni gıdalara teker teker başlayın ve üç-dört gün boyunca başka yeni bir gıda vermeyin. Her yeni gıda ile birlikte ishal, döküntü veya kusma gibi allerjik belirtilerin olup olmadığını gözleyin. Bunlardan herhangi birini gördüğünüz anda, kuşkulandığınız yiyeceği diyetten çıkarın ve çocuk hekiminize danışına kadar tekrar vermeyin. Katı gıdalara başladıktan sonra iki-üç ay içinde bebeğinizin diyeti; üç öğüne bölünmüş:

* anne sütü veya hazır mama,
* tahıl ürünleri,
* sebzeler, etler

meyvelerden
oluşmalıdır.
Sıklıkla alerjiye sebep olduğundan, yumurtaya en son başlanır. Bebeğinizi yüksek kolesterol içerikli gıdalara alıştırmayın ve yumurtayı haftada en çok üç kez verin.
Bebeğiniz oturmaya başladığı zaman bazı yiyecekleri eline vererek kendi kendine beslenmeyi öğrenmesine yardımcı olabilirsiniz. Verdiğiniz yiyeceklerin yumuşak, yutması kolay, ve solunum yollarını tıkayamayacak kadar küçük tanelere ufalanır özellikte olmasına dikkat ediniz. İyi pişmiş ve doğranmış yeşil fasulye, bezelye, patates ve küçük parçalar halindeki kraker ve bisküviler bunlardan bazılarıdır. Bu dönemde çiğnenmesi gerekecek gıdalardan vermeyiniz.
Günlük üç öğünün her birinde yemesi gereken miktar yaklaşık 120 ml veya bir küçük kavanoz dolusu rendelenmiş hazır bebek mamasıdır (büyüklere göre hazırlanmış konserve gıdalar çoğunlukla fazla tuz ve koruyucu katkı maddeleri içerdiklerinden bebeklere verilmemeleri gerekir).
Bu dönemde meyva sularına da başlayabilirsiniz. Portakal ve diğer turunçgillerin suyu birçok bebekte rahatsızlık yarattığı için bunlara altıncı aydan sonra başlamak daha uygundur. Meyve suları özellikle çok verildikleri taktirde dışkıyı asidik yaparak ve cildini tahriş edebilir. Bebekte kıpkırmızı ve altı silinirken acı veren bir pişiğe yol açabilir. Bebeğin altını olabildiğince açık tutup havalandırmak ve koruyucu pomadlar kullanmak bu pişiği genellikle iyileştirecektir. Bir süre için meyve veya meyva
sularını azaltmanız da yararlı olabilir.
Bebeğiniz öğün aralarında susamış gibi görünüyorsa su verebilirsiniz. Sıcak aylarda terleyerek su kaybedeceği için günde daha sık su verin. Yaşadığınız bölgedeki sulara florür katılıyorsa, su vermeniz ilerde dişlerde oluşabilecek çürükleri önlemeye yardımcı olacaktır.
Bebeğinize, konserve veya kurutulmuş gıdalar değilde taze yiyecek vermek istiyorsanız ne yapmanız gerekir? Bu durumda blender veya yiyecek öğütücüleri kullanabileceğiniz gibi yumuşak gıdaları çatalla da ezebilirsiniz. Hazırladığınız herşeyin yumuşak, tuzsuz, iyi pişirilmiş ve taze olmasına özen gösteriniz. Pişirilmiş taze sebzeler ve komposto meyveler (istisnalar için kutuya bakınız) hazırlanması en kolay olanlarıdır. Muzu pişirmeden de ezebilirsiniz ancak diğerlerini pişirmeniz gerekir. O anda yedirmeyeceğiniz gıdaları derhal buzdolabına koyunuz. Bebeğinize vermeden önce de bozulup bozulmadığını kontrol ediniz. Sizin hazırladığınız yiyecekler hazır gıdalar gibi bakterilerden arındırılmadığı için daha çabuk bozulurlar.

Bebeğinizin diyeti çeşitlendikçe ve kendi kendine yemeğe başlayınca çocuk hekiminize danışarak hangi gıdalara gereksinimi olduğunu öğrenmeniz gerekir. Son araştırmalar, yetişkin çağlardaki şişmanlık probleminin (obezite) çoğunlukla kalıtımsal etkilerden kaynaklandığını göstermektedir. Ancak, bebeklikte kötü beslenme alışkanlıklarının edinilmesi ileride sağlık sorunlarına neden olabilir. Örneğin, doğduğunda damağı tuz ve doymuş yağlara (yağlı etler, tereyağı, kızartmalar ve yumurta gibi) alışkın değildir ve bunlardan fazla hoşlanmaz. Bu bu damak tadını edinmesi sizin verdiğiniz besinlere bağlıdır. Bu tür gıdalara karşı damak tadı edinmesi bunlardan zevk alması ve bu gıdaları yemeye alışması ileri yaşlarda damar sertliği (ateroskleroz) ve yüksek tansiyon gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Aynı zamanda bebekliğinde çok yemeğe alışan çocuklar bu alışkanlıklarını ileri yaşamlarında sürdürerek sürekli bir kilo sorunu yaşayabilirler


Ek vitamin ve mineraller
Hazır mamalar gerekli bütün vitamin ve mineralleri içerdiğinden bunlarla beslenen bebeklere ek bir vitamin vermeye gerek yoktur. Anne sütü ile beslenen bebeklere D vitamini verilmeye devam edilmesi gerekir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin ilk dört ay içinde ek bir demir gereksinimi yoktur. Doğumda vücudunda bulunan demir depoları ilk aylardaki büyümesi için yeterli olmasına karşın dördüncü ayda artık tükenmeye yüz tutmuş, buna karşın büyümesi hız kazandığı için demire olan gereksinimi artmıştır. Katı gıdalara başladığınızda gerekli demiri; tahıl ürünlerinden hazırlanmış ve demir eklenmiş hazır bebek besinlerinden (cereal), yeşil sebzelerden ve etlerden alacaktır. Silme, dört yemek kaşığı tahıl ürününde (cereal) 7 mg. demir vardır.


Bebeğiniz katı gıdalara başladığında ne gibi değişiklikler beklenebilir?

Bebek katı gıdalar yemeye başladığında dışkısı daha değişken ve katı bir hale gelecektir. Gıdasındaki artan şeker ve yağ oranı dışkısının daha fazla kokulu olmasına yol açabilir. Bezelye gibi yeşil sebzeler dışkısını koyu yeşil renge, pancar türü gıdalar kırmızıya döndürebilir. Besinleri püre halinde yemiyorsa bir kısmını hazmolmamış olarak dışkısında görebilirsiniz(bezelyenin veya mısırın kabuğu gibi). Çocuğunuzun sindirim sistemi henüz tam anlamıyla gelişmemiştir, ve bütün bunlar normaldir. Ancak, dışkısı eğer aşırı gevşek, sulu veya sümüklü olursa bu sindirim sisteminin aşırı bir şekilde tahriş olduğu anlamına gelebilir. Bu durumda yediği mama miktarını azaltın ve daha sonra ise yavaş yavaş tekrar alıştırmaya çalışın.

Bu ve diğer konulardaki sorularınız için ofisimizi arayabilirsiniz (0 232 464 3994). Saygılar

Dr. Ziya Aras

10 Ocak 2013 Perşembe

Olunca anlarsin...

Coook genis kapsamlidir bu kelime dizisii...
-Olunca Anlarsin.
-Neyi?
-Olunca anlarsin iste !
:)
Oldu da anladim...

Su bebek bakimi meselesi...bebegimi cok seviyorum,elbette herkes cok sever ancak bir o kadar da yorgunluktan ve uykusuzluktan sikayet eder.Sadece cocuk sahibi anneler anlarlar hem cinslerinin bu "dengesiz bir davranis" gibi gorunen ama bir o kadar dengeli dusuncelerini. Ve saygi duyarlar...
Bizler ne zaman ogrenicez yasamadan bilmeden bile olsa baskalarina saygi gostermeyi merak ediyorum.

Okuyun laf gedigine nasil sokulur gorun :)

Hislerime tercuman olmus slingomom !

www.slingomom.com/anneolmak/cocuk-sahibi-olmadan-fikri-olanlar/

9 Ocak 2013 Çarşamba

"SU"

   Dogum yaptigimin bir kac gun sonrasiydi benim kisa suren tedirginligimin ve kaygilarimin ayyuka ciktigi donem...
   Cocugu olan arkadaslarimi arayip hepsine ayni soruyu soruyordum ;
-siz de boylemiydiniz? Ben ne zaman uyuyacagim? Peki bu minik ne zaman uyuyacak ? Sukur aglamasi yoktu bir de aglamasi olsaydi o uykusuzluga bir de stress eklenecek ve hic cekilmez bir hal alacakti.Aglamadi,ama alay eder gibi,sinir eder gibi güldü :) sabaha karsi kalkip sanki saat cok normalmis gibi (hakli ona gore normal) kahkahalar atarak kendikendine konusarak uyandirirdi hos yatali zaten topu topu 25dk olmustur.

   Dedim ya cocugu olan arkadaslarimi aradim tek tek diye ; bir tanesi bana oyle birsey dedi ki (Arzu: Bol bol su ile temas et ! Saclarini hep tara guzel guzel topla! Tertemiz kiyafetler giy enerjin yuksek olur )

   Ve oyle de oldu...

   Arzu'nun hislerine herzaman guvenmisimdir.Hep enerjisi bana yuksek gelmistir.Belki kendisi hatirlar mi bu onerisini ama ben unutamayacam.Her gun "SU" ile temas ediyordum,surekli yuzumu yikayip zirt pirt mevsimde uygun oldugu icin banyo yapiyordum,ve bana o kadar iyi geliyordu ki,kendimi yenilenmis,tazelenmis hissediyordum.SU'dan sebepler kelimesi kucuk dusuruyor SU'yu... O kadar kucumsenecek bir yani yok.

    Az once farkettim ki,cogu sey su ile akip gidiyor.
   Oglum 2.kez grip oldu :( 4gundur yikanmiyor, mecburen usutmesin diye,artik yeter dedi resmen bana! Yika beni der gibi 2kez bezinden cis kacirdi (normalde olan birsey degil) ilaclarini tukurdu boynundan iceri girdi yapisss yapiss oldu :) attimm kuvetee sicacik bir su,miss kokulu bebek sampuani ve ipekten de narin ten'i sonunda "SU" ile bulustu dakikalarca sesi cikmadi,hastaligindan eser yok gibi oyun oynadi.
  Tertemiz utulenmis mis kokulu kiyafetlerini giydirdim ve tertemiz battaniyesine tutundu,simdi uyuyor misil misil ! Bebek gibi ;)

   Arkadasimin önerdigi gibi ;
  
   "SU" ile temas,temiz kiyafetler ve uyku !

   Uyaninca butun kotulukler gitmis olacak insallah.

   Deneyin...cok iyi geliyor.