2 Eylül 2014 Salı

Herşeye hazırlıklı olmak...

   Herşeye hazırlıklı olmak,
   Bu yaşa kadar her zaman hayat felsefem bu olmuştur.
   Elimden geldiğinde her koşula hazırlıklı olmuşumdur. Hem maddesel hemde zihinsel olarak yedek eşyalarım ve zihnimde yedek cevaplarım hazırdır.Öyle ki Demir adami parka götürürken bile sırt çantamızda bir kaç gün yetecek kadar kıyafet bulunur , arabamızda kraker,litrelerce su şişeleri ve meyve suları her daim bulunur,olur da evimize dönecek fırsatımızın olmayacağı bir an yaşarsak diye .  (Biraz psikopatça ama deprem çantası hazırlar gibi düşünün)

   Demir adam  doğduğundan  beri aynı doktora gidiyoruz, ve o doktoru ilk görüşmede koşulsuzca seçmiş olmamızın en büyük sebeplerinden biri de "hazırlıklı olmak"kuralını benimsemiş olmasıydı.

   İlk günden beri bize ayına ve yaşına göre olabilecekleri not aldırırdı, mesela Demir adam daha çok küçükken tahmini 3aylıktı bana "gece terörü"nün ne olduğundan bahsetmişti, ve 5.ayda başımıza geldi. Eğer anlatmamış olsaydı muhtemelen o gece  telaştan bayılabilirdim. Acil durumlarda kullanılabilecek ilaç-vitamin vb şeyleri hazır tutmamızın ,telaşımızı azaltacağını her fırsatta dile getirirdi ki ilaca karşı olmasına rağmen kullanılması zorunlu koşullarda nöbetçi eczane peşinde koşmamamız adına hazırda ilaç bulundurmak bizi huzurlu kılmıştı.

   Bu durum hala böyle devam ediyor.

   Ay ay büyüdükçe hastalıklara karşı kullanılan ilaçlar değişiklik gösteriyor ekleniyor ve çıkartılıyor ,  ama bizim bütün ilaçlarımız evimizde-anneanne-babaanne-yazlık evde saklanıyor.
 
   Olası bir durumda (genelde gece hastalık çöker) dr.umuzu aradığımızda şu ilaçtan şu kadar ölçek der ve buzdolabımızda o ilaç hazırdır.
 
   Sizler de dr.unuzla konusarak bu şekilde bir hazırlık yapabilirsiniz.
   Rutin Doktor kontrolleri genelde kısa sürer (çocukta bir hastalık yoksa), kısa sürmesine fırsat vermeyip zamanla başınıza gelebilecek-karşılaşılması olası durumları size anlatmasını isteyebilirsiniz. Eğer bu isteğinizi geri çevirirse o doktoru gözden geçirmenizi önerebilirim. Unutmayın ki doktorlar günde 10 ve üstü  çocuk bakabiliyor,ama biz sadece 1tane bakıyoruz ve çoğu durumlarda soğukkanlı olmamız imkansız.

   Not olarakk; nşallah hazırladığımız ilaçların SKT si geçer ve kullanmak zorunda kalmayız ama temkinli davranmak zorundayız.

    Dr.umuz İzmir Karşıyaka da Talha Akil dir.

5 Ağustos 2014 Salı

Deneyimleri paylaşmak güzeldir

Son zamanlarda sıkça görüyorum ki herkes te bir "2yaş sendromu"-"yemek yemiyor"-"uyumuyor" bla bla bla bir sürü dert. Hoş Allah böyle dertler versin.
Şimdi ben eğitimci değilim,çocuk gelişimiyle ilgili sadece 1sene üniv.de eğitim gördüm o kadar,ama iç güdülerim çok kuvvetlidir,neyi nasıl yaparsam sonunda ne olur"ları çok iyi görürüm.
Sizlere bir kaç not ve yaparsanız sonunda olacakları bahsetmek istiyorum.
Denendi merak etmeyin,ironman doğurduğum ilk ama büyüttüğüm ilk çocuk değil , 10yaşında başladım ben çocuk bakmaya. Hoş yazacağım 10maddeyi bilmek için okul okumaya gerek olduğunu sanmıyorum ama yine de yazasım geldi.

Biz 26 ayı bitirdik,hiç 2 yaş sendromunu yaşamadık, ironman sebepsiz yere asla ağlamaz,birseyde ısrar etmez kendini yerden yere atmaz,aşşağıda yazan 10maddeyi harfiyen uygulamak bize çok iyi geliyor.

1-ısrar etmeyin !
Israrcı olduğunuz konuların sonu her zaman tam tersini yapmakla biter,ısrar sonucunda birey muhakkak "savunma mekanizma"sını devreye sokacaktır.

2-kuralları siz belirleyin ama çocuğunuzun da sizi yönlendirmesine fırsat verin !
Ben hiç kuralcı değilimdir,daha doğrusu kurallarımda ısrarcı değilimdir. "Su ile ev içinde oynanmaz!" Bir kural ama çocuk isterse reddetmemek gerek, evet daha önce kuralı koyunuz, ama oynadığı alana kalınca bir kaç havlu serersek sorun ortadan kalkacaktır.

3-"hayır" kelimesini ortadan kaldırın. "Neden-sonuç" ilişkisine odaklanın. Hayır! lar hiç bir zaman cazip değildir, ama hatalı olan bir durumu çocuğunuza,örnek olarak ; "makasla oynarsan elini kesersin,doktora gitmek zorunda kalırız" diye neden-sonuç ilişkisini anlatırsanız , anlayacağına eminim ! Doktra gitmeyi isteyecek bir çocuk olduğunu sanmıyorum.

4-imkanlar dahilinde ne isterse alın-verin-yedirin.
ironman 8ay sadece "anne sütü" ile beslendi. Sonra sonra alışıp yemekleri yemeye başladığında hiç birşeyi yemesine hayır demedim. Aksine evimizde her daim çikolata,cips,kola hep vardır,ben çok severim :) hep onun göz önündeydi bu yararsız besin maddeleri.İlk başlarda saldırdı,avuç acuç kaçırıyorlarmış gibi yedi çikolataları cipsleri,şimdi önüne koysan dönüp bakmaz,onunla birlikte bakkala-markete rahat giriyorum hiç ısrar etmiyor,dönüp bakmıyor bile -ki 2,5 yaşına yaklaşan bir çocuk,markete gittiğinde çikolata-cips-kola diye kesin ağlar ! Ama ironman ın gözü doydu,istese evde olduğunu biliyor. Arsız değil.Çocuklarınızın gözünü önce evde doyurun,arsız olmayacaklardır.

5-Uyku,yemek,park vs.hiç birşeye kural koymayın.
Çalışmadığım için bu seçenek benim açımdan avantajdı tabii,
Ne zaman isterse uyudu,karnı acıkınca yedi ben ısrar etmedim,park dediği her an park a götürdüm.en kötü otoparkte top oynadık. Şimdi siz "ne düzensiz"bir hayat dersiniz ama söyliim,düzeni ironman kendi koydu. 9:00da uyanır, 12:00-30 civarı öğle yemeğini yer en geç 14:00-17:00 arası uyur,henüz 14:30 a sarktığını görmedim,Akşam da en geç 22:00. Düzeni kendi belirlediği içn uyumasında sıkıntı cekmiyorum.

6-Uyku eğitimi" diye kasmayın.
Sallayın ayağınızda ya da yanına yatın,ya da yatağınızda yatırın,eşinizle tam ortanıza !!! !bebeğinizin keyfi yerinde nasıl oluyorsa öyle yapın ! Zamanı gelince o kendi kendine uyuyacak,hiç birşeyi zorlayarak "zamanından önce"diretmeyin. Zarar verirsiniz.  Çocuğunu saatlerce ağlatıp neymiş efendim "uyku eğitimi"ymiş, niyeymiş efendim !? "Anne-baba rahat edecekmiş" yok yaaaaa doğurmasaydın arkadaşım o kadar rahata düşkünsen ! O cocuğun ağlayarak uyumasının sebebi "öğrenme"değil , bayılarak uyuyor,ağlamaktan helak olarak.
Rahat biraz rahat olun, öğrenecekler zamanı var.
Anlatayım kısaca : ironman 1,5 yaşına kadar anne-baba yatağında ayakta sallayarak,sabaha kadar ağzı meme de uyudu, ben uyumadım hep uyandım,ayaklarım koptu sallamaktan,ama bir gün bir baktık kendikendine uyumuş,o günden beri kendikendine uyur ve sabaha kadar sadece 1kez su içer ve yine yatar.
Not;Öocuğunuz yatağında bırakılınca ağlayıp krize girmiyorsa tabii ki uyku eğitimi verebilirsiniz,o "hazırım" demektir.

7-Başkalarının çocuklarını kendi çocuğunuzla kıyaslamayın !
Her çocuğun gelişimi farklıdır. Biri uzun biri kısa,biri kilolu biri zayıf vs.olabilir. Kıyaslamak hem size hemde çocuğunuza zarar verecektir.

8-Paylaşmayı öğretin.
Anlamasa da anlatın , inanın her anlatılanı,her yaşadıklarını kaydediyorlar,zamanı gelince birdenbire öğrendiklerini uygulamaya başlayacaktır.

9-Tanımadığınız insanların "sizin kontrolünüz altında"çocuğunuzu sevmesinden,öpmesinden,soru sorup~cevap vermesini beklemesinden çekinmeyin ! Sorulan sorulara başını sallayarak ya da el hareketi ile olsa bile "cevap vermesi için ısrar edin" İletişim bütün sorunların çözülmesi için tek yoldur. Bu yolu erkenden öğrenmesi gerekir.

10-Sevin,öpün,kucaklayın sadece kendi çocuğunuzu ya da başka çocukları değil ! Hayvanları da sevin,kucaklayın ! İnanın sevgiden zarar gelmez. Hayvanları sevmeyen bir bireyin,insanları sevdiğine ASLA inanmam.

Üşenmeden okuduğunuz için teşekkürler :)

14 Nisan 2014 Pazartesi

1hastalik3melek

    Sosyal medyanın birleştirici gücüne bir kez daha tanık oldum,
Gönül isterdi ki hiç hüznü olmayan meselelerle karşılaşalım,ama hüzünlü de olsa umut vaadeden,kendi sıkıntısını paylaşarak azaltmaya çalışan bir "anne" hemde "2kere anne" .

    İsmi Nuray,33 yaşında nam-ı diğer @1hastalik3melek , 2.hamileliğinin 19.haftasında öğreniyor "meme kanseri" olduğunu.Bir çocuğu daha var ve onu 1,5 yıl emzirmiş. Şimdilerde karnındaki meleği ile kanser mücadelesi veriyor. Korkuları var elbet ama umudu daha fazla. Hayata sıkısıkıya bağlı olması için sebepleri çok büyük.

    Hakkında bildiklerim sadece bu kadar.Bazen birisine destek olmak için çok fazla sey bilmeye gerek yok diye düşünüyorum.

    "Bu hastalık başınıza çorap örmeden önleminizi alın" diyor Nuray.

    "Farkındalık"yaratmak için başlattığı bir kampanya ,destek hızla büyüyor ve sürekli paylaşılıyor. Dikkat cekmek önemli,erken teşhis ise hayat kurtarır.Başında bir kadın çorabı ile poz vermek kimine göre garip gelebilir ama altındaki mesaj çok değerli.

    Siz de instagramdan @1hastalik3melek hesabını takip edebilir, #1hastalik3melek hashtag i ile kampanyaya destek verebilirsiniz.
Blog  1hastalik3melek.blogspot.com




    Ama en önemlisi yaşınız ne olursa olsun kontrollerinizi muhakkak yaptırın.
Erken teşhis hayat kurtarır.

2 Nisan 2014 Çarşamba

merhaba aklımdakiler


    Hayat rutine döner ve bağzı şeylere vakit ayıramaz insan,

    Rutine dönmekteki kastım malum çocuklu hayat. Demir namı diğer ironman artık eski ironman değil,yerinde duramıyor ve asla da durmasını istemiyorum. İşte bu yüzden uzun bir süre ara verip sadece onunla ilgilendim. Ama eksik kaldı tabii yazma hevesim,çok şey biriktirdim,aklıma sığmıyor artık yazmam gerek. Harekete geçme zamanı.

    İyi anlar kötü anlar ve aklımdan çıkmayacak canlar kaybettim ve hafızam zorlanıyor artık.
 
   Yazmak gerek...iyi kötü paylaşmak gerek...